2004 – 2005

Nisanin yirmidokuzu
Bugun
Ben arka bahcemde
Kuslari
Bocekleri
Yeni ciceklerini baharin
Ve yalnizligimi
Iki kedimle birlikte
Yanima alarak
Cali topladim
Ates yaktim
Atesin kivrak alevlerinin
Dansina daldi gozlerim
Ansizin
Alevlerin icinde
Tam onyedi sene once
Dun olen
Gena’nin
Olup
Yasamimda yarattigi bosluga
Gulumseyisindeki huznu
Gordum

Dun aksam kar yagdi
Hala yagiyor bu sabah
Sen yoktun uyandigim zaman yine
Kar kaplamisti topragi
Ciceksizdi bahceler
Yesile hasretti yuregim
Gozlerin kadar
Ve dusunuyorum
Sokaklara dokulup
Yagan karda seni aramak
Teninin beyazligini
Sicakligini nefesinin
Dudaklarinin islakligini
Yesilini gozlerinin
Karanligini saclarinin
Sozun kisasi
Sokaklara dokulup
Yagan karda seni aramak
Sonunda seni
Bir avuc karda
Bulmak

 

Kicina samari yedikten sonra
Ilk solumasi
Yeni dogan bebegin

 

Bir Agustos gunu
Izmir’de
Ataturk Lisesi’nin arka bahcsine girdim
Kimseler duymadi
Ayak seslerimi
Bir kenara ilisitirip kendimi
Elli yil oncesinin bahcesini dusundum
Gunesin sicakligi sirtimda
Anilarin islakligi gozlerimde
Beklentilerin gulumseyisi dudaklarimda
Bir tas duvarin dibinde
Ders calisan cocuklar
Gokyuzune firlamis cam agaclari
Diplerinde kozalaklar
Meydaninda bahcenin
Bir kozalagi top edip
Futbol oynayan cocuklar
Elli yil sonra
Kuflenmis
Erisilmeyen beklentilerin uyanisi icinde
Yalnizligima sarilip
Dusunuyorum
Gecen elli yili

 

Bir Nisan gunu 2005 de
Gunesin batisindan once
Miami’de
Karanlik basmadan
Bir telas icinde
Deniz kiyisinda baliklar
Gokyuzunde kuslar
Agaclarda bocekler
Sokaklarda kediler
Evlerde insanlar
Sevistiler
Ayni gun
Gunesin dogusuna yakin
Irak collerinde insanlar
Telassiz
Utanmadan
Baliklari
Kuslari
Bocekleri
Kedileri
Insanlari
Oldurdiler

 

Bugun Pazar
Ekimin son gunu
Sonbahar
Yuruyorum mahallemizde
Yollara dokulmus yapraklar
Bir renk cumbusu icinde sokaklar
Agaclar uzanmis maviligine gokyuzunun
Agaclar birakmis kendini ruzgarin usta ellerine
Utanmadan soyunuyordu
Ormanlarin kuytu serinliginde sokaklar
Mutlu
Bende mutluyum bugun
Basima durmadan yagan
Maviligi gokyuzunun
Basima durmadan yagan
Ciceklenmis yapraklar
Insanlar gelip gecen
Gulumsuyor
Sonbahar
Mavi bir gokyuzunde
Ciceklenmis agaclar

 

Poker masasi
Atlantic City
Taj Mahal’de
Yasli adam uyukluyordu
Alt dudaginin titremesini
Kontrol edemeyen
Dizlerinden sikayetciydi bir baskasi
Gozlerinin iyi gormedigini soyleyip
Dagitildiginda kagitlarin
Ayaga kalkan kadin
Sikayetciydi her hareketinden
Ukranya’li oyun kagitlarini dagitan kizin
Ben tam karsisinda
Bu Ukrayna’li guzelin
Yesil gozlerinin okyanusuna dalmis
Dudaklarinin uzaklasmis gulumseyisinde
Dusuncelerim yer yuzune dagilmis
Can sikintilarin
Cikmaz sokaginda

 

Seni ben
Butun sokaklarinda yeryuzunun
Butun kiyilarinda denizlerin
Butun dalgalarinda okyanuslarin
Butun sarkilarinda
Butun danslarinda
Butun dillerinde
Insanlarin
Yorulmadan
Nasil sevdim

 

Yasin 65’inde
Yalnizlik zor degil
Yasamak guzel
2005 yilinin haziran ayinda
Eger
Olmadik sebeplerle
Yeryuzunde savas cikaran inekleri
Unutup
Kuslarin gulumseyisini sarkilarinda gorebilir
Esmeyen ruzgarin gizli ugultusunda
Muzigini ve serinligini
Yureginde duyabilirsen
Aksam ustleri
Derin sessizliginde okyanusun
Cosabilirsen
Geceleri
Hic olmamis
Belki de hic olmayacak
Asklari dusleyebilirsen
2005 yilinin haziran ayinda
Yasin 65’inde
Yalnizlik zor degil
Yasamak guzel

 

Sairin biri nasil demisti
“Ben hayatta en cok babami sevdim”
Bircok nedenler siralamisti
Arkasindan her nedenin
“Hayatta ben en cok babami sevdim” diyordu
Bugun Babalar Gunu
Arka bahcemde oturmus
Dusunuyorum babami
Nedenler gelmiyor dusuncelerimde
Yuregimden fiskiriyor duygular
Yaslanmisim golgesine gunun
Dusununce babami
Bende diyorum
“Ben hayatta en cok babami sevdim”
Hic nedensiz

 

Mavi boncuk kimde
Ebeydi eline ilk boncugu sikistirdigim
Kimdeyse mavi boncuk
Benim yuregim onda dedim
Bir kucuk kiz
Yasama urpererek gulumseyen
Bir boncuk da ona
Hangimizi daha cok seviyorsun
Hangimizi daha cok seviyorsun
Utandim
Korktum Bu kadar cok sevgi olurmuydu

 

Bu sabah yine
Panera Cafe’ye giderken
Yalnizlik hic utanmadan
Bir kambur gibi sirtimda
Takildi bana
Varmadan Panera Cafe’ye
Deniz kiyisinda durdum
Kaybetmek istedim yalnizligi buralarda
Ne bocekler kumlarda
Ne baliklar kiyilarda
Ne kuslar gokyuzunde
Ne okyanus sonsuzlugunda
Nede balikcilar aglarinda
Bedava da olsa
Sahip cikmadilar yalnizliga
Bu sabah yine
Yalnizlik islak bir simariklikla
Vucuduma yamanip
Panera Cafe’ye giderken
Takildi bana